Cevdet Bey ve Oğulları – Orhan Pamuk

Standard

Cevdet Bey birden, ta Fransa’dan gelen bu suları, sonra içkileri, bir masanın üzerinde duran Tobler çikolatalarını, bugün sis yüzünden dükkanına geciken Eskinazi’nin de yediğini düşündü. “Sonra, o konaklarda yaşayan paşalar da bunlarda atıştırıyor! Ben ne yapıyorum? Ben çalışıyorum, evleneceğim. Ağbim hasta, ama öleceği yok, turp gibi. Ermeni kadın. Benim ticaretten sevmeye vaktim kalmadı. Beklemek ne sıkıcı! O camın üzerinde ne yazıyor? Tersinden de okuyabilirim: Müstahzarat-ı Tıbbiye-i Ecnebiye… Öteki de Tıbbiye-i Osmaniye.” Tombul ve güleç adam şişeleri seçti, ayırdı, uşağını yollayaraka aldırtacağını söyledi. “Evine gidip onları içecek. Hep birlikte yiyecekler, içecekler, gülüşecekler… Ben de evlendikten sonra… Ethem Pertev Kuvvet Şurubu, Krem Pertev… Hala bitmedi mi bu doktorun işi? Kapı açılınca hemen içeri gireyim de… Atkinson Kolonyaları… Katran Hakkı Ekrem öksürük şurubu. Hünyadi Yanoş Müshilleri… Bir kere küçükken ishal olmuştum da, ölüyorum sanmıştım. Kimse de öleceğimi düşünmemişti. Ya ölseydim! Hayır! İşte kapı açıldı!”

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s