Monthly Archives: January 1979

Şeker Portakalı – Jose Mauro de Vasconcelos

Standard

0efbc-sekerportakali

Sabah insanın içini kasvetle dolduran düdüğü saat beşte daha da iğrenç geliyordu. Orası her gün insanları yutan, akşam olunca da çok yorulmuş insanlar kusan bir canavardı.

Kadın bana dikkatle baktı, gözlerini çok iri ve kapkara gösteren kocaman gözlükleri vardı. İşin gülünç yanı, erkek gibi bıyıklı oluşuydu. Bu yüzden müdire olmuştu herhalde.

Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı insanın yüreğini paralayan, sırrını kimseye anlatmadan birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, kafada en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbürüne çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.

Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi.

Bu Gelen Köroğlu’dur – Samed Behrengi

Standard

Bu Gelen Köroğlu’dur, onun yazdığı en güzel öykülerden biri. Köroğlu, bizim Köroğlu’muz; bildiğimiz yiğit Köroğlu; ama Samed Behrengi’nin de Köroğlu’su. Çünkü bu genç yazar, şimdi İran sınırları içinde bulunan Azerbaycan Türklerindendi. Bilirsiniz: Köroğlu’nun yurt edindiği yer Çamlıbel’dir. Ama onun destanları Aras Irmağı’na kadar uzanır. Bugün Anadolu’nun değişik yörelerinde değişik Köroğlu destanları anlatılır. Yirmi dört ayrı Köroğlu öyküsü vardır. Samed Behrengi’nin yazdığı Bu Gelen Köroğlu’dur da bu yirmi dört öyküden biridir. Bu kitap, kardeşliğin, dayanışmanın, direnmenin öyküsüdür.